
21 ARALIK 2024
Markalar arası benzerlik değerlendirmesi mutlak ve nispi ret nedenleri olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmektedir. Marka başvurusu Türk Patent ve Marka Kurumunca kayıt altına alınmakta ve SMK’nın 5. maddesi gereğince Kurum tarafından incelenmektedir. Bu aşamada söz konusu marka başvurusunun hem başvuran bakımından hem de içerik yönünden usule uygun bir başvuru olup olmadığı incelenmektedir. SMK’nın 5. maddesi kapsamında yer alan mutlak ret nedenlerinin varlığı halinde sonraki aşamaya geçilmeksizin ilgili marka başvurusu ya tamamen ya da kısmen reddedilmektedir.
Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından bu aşamayı geçen başvurular ise 2 ay süreyle Resmi Marka Bülteninde yayımlanmak üzere ilan olunur. Bu aşamada ise artık SMK’nın 6. maddesi kapsamında üçüncü kişilerin markaya itirazları alınmaktadır.
BENZERLİĞE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMENİN ESASLARI:
Benzerliğe ilişkin değerlendirmenin nasıl yapılacağı ise çeşitli yargı kararları ile devamlılık kazanmaktadır. Hukuk Genel Kurulu kararları ise bu anlamda önemli bir kaynak olarak karşımıza çıkmaktadır.
Hukuk Genel Kurulu, marka tescil başvurusunun nispi ve mutlak ret nedenlerinin değerlendirilmesinde benzerlik unsurunu mal ve hizmetlerin ait oldukları sınıf numaraları ile değerlendirmesinin yanı sıra, hammadde-mamul ilişkisi, pazarlama koşulları, müşteri portföyünün benzerliği, ikame edilebilen ürünlerden olma gibi birçok açıdan incelemeye tabi tutmaktadır.
Hukuk Genel Kurulu, marka olarak tescil edilmiş veya tescil başvurusunda bulunulan iki markanın halk nezdinde karıştırılma ihtimalinden bahsedebilmek için mal ve hizmetin aynı olması yeterli görmeyip işaretlerin de aynı veya benzer olmasını aramaktadır. Ayrıca, HGK benzerlik değerlendirmesi yaparken halk nezdinde markaların tüm özelliklerini göz önünde bulundurarak markalar arasında bağlantı-ilişki kurulma ihtimali olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği görüşündedir.
Hukuk Genel Kurulu kararlarında halk “ortalama tüketici” olarak tanımlanmış ve karıştırılma ihtimalindeki “ihtimal” kelimesinin kullanılmasının da bilinçli bir tercih olduğu belirtilmiştir. İhtimal kavramı “ses, şekil, mana, genel görünüş, anımsatma ya da bir seri içinde bulunma izlenimini” kapsamaktadır. Bu nedenle, tüketicilerin karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde bağlantı-ilişki kurabilmesini de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli görmektedir.
Hukuk Genel Kurulu incelenen markaların farklı unsurlarının veya ortak unsurlara yapılan ilavelerin ayırt ediciliğini de dikkate almaktadır. Buna ek olarak, önceki tarihte tescil edilmiş markanın ayırt edici niteliğinin düşük olarak kabul edildiği durumlarda karıştırılma ihtimalinin küçük farklılıklar ile kaldırılabileceği kanaatindedir.
Saygılarımızla,
YÖRÜKOĞLU & PARTNERS
Avukatlık | Hukuki Danışmanlık
