
27 Ekim 2024
ANAYASA MAHKEMESİ 5651 SAYILI İNTERNET KANUNU’NUN BAZI HÜKÜMLERİNİN İPTAL EDİLMESİNE KARAR VERDİ
Anayasa Mahkemesi’nin 11.10.2023 tarihli, 2020/76 E. ve 2023/172 K. sayılı kararında; 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 8. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “…içeriğin çıkarılması ve/veya … “ ibaresi ile 11. fıkrasında yer alan “…ilgili içerik, yer ve erişim sağlayıcısına…” ibaresinin ve 9. maddesinin 5. fıkrasında yer alan “… içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi… “ ibaresinin, değiştirilen 8. fıkrasının, 9. fıkrasında yer alan “…içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi…” ibaresinin, 10. fıkrasının ve 11. fıkrasında yer alan “…içerik, yer ve erişim sağlayıcıların sorumluları,…” ibaresinin, Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
İptal Kararı; Resmi Gazete’de Yayımlanmasının Ardından 10 Ekim 2024 Tarihi İtibariyle Yürürlüğe Girdi:
- 8 inci Maddeye İlişkin İptal Kararı
İnternet Kanunu’nun 8. maddesinin 4. fıkrasında yapılan ve 31.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren değişikliklerle, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı’na, katalog suçları oluşturan yayınlara ilişkin olarak “erişim engellenmesi” kararı verebilme yetkisine ek olarak “içeriğin çıkarılması” kararı verebilme yetkisi tanınmıştı.
Ayrıca, aynı maddenin 11. fıkrasında yapılan değişiklikle içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının yerine getirilmemesi hâlinde BTK Başkanı tarafından uygulanabilecek idari para cezasının “erişim sağlayıcısına” yönetilebilmesine ek olarak “ilgili içerik ve yer sağlayıcısına” da yönetilebilmesi imkânı getirilmişti.
İlgili değişikliklerin Anayasa’ya aykırılığı iddiası üzerine inceleme yapan Anayasa Mahkemesi, dava konusu kurallarda öngörülen tedbirin, ceza yargılaması sürecinin dışında ve BTK Başkanı tarafından yapılacak bir suç tespitine bağlı olarak uygulanan nihai bir tedbir niteliğinde olduğuna kanaat getirmiştir. Mahkeme, BTK Başkanı tarafından uygulanan idari tedbirin gerekçesini oluşturan suçla ilgili olarak başlatılan ceza soruşturması sürecinde tedbir kararının gözden geçirilemediği, yargılamanın mahkûmiyet dışında bir hükümle neticelenmesi halinde bile tedbir kararının ayakta kalmaya devam ettiği tespitlerinde bulundu. AYM, söz konusu durumun masumiyet karinesini zedelediğine ilişkin tespitlerde bulunmuştur.
Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçesinde; verilen kararın, suç oluşturan yayınların internet ortamından sürekli olarak kaldırılması amacına hizmet ettiğini, bu nedenle medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili bir işlem olduğunu ve bu durumda da kişinin suçluluğu hükmen sabit olana kadar kişinin suçlu olduğu yönünde ima veya açıklamalarda bulunulmamasını ve işlem tesis edilmemesini gerektiren masumiyet karinesinin ihlalinin söz konusu olabileceğini, içeriği yayımlayan kişi hakkında adli sürecin başlamasının gerekmediği, dolayısıyla Başkan tarafından yapılan tespitin yeterli görüldüğü, ancak tedbirin ceza yargılaması süreciyle bağlantılı olarak yürütülmesi ve geçici tedbir niteliğinde olması gerektiği belirtilmiştir.
- 9 uncu Maddeye İlişkin İptal Kararı
5651 sayılı Kanun m.9’da, kişilik haklarını ihlal eden internet yayını içeriklerinin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesi taleplerine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. İşbu hükmün 5., 8., 9., 10. fıkralarındaki “…içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi…” ibaresi ile 11. fıkrasındaki “…içerik, yer ve erişim sağlayıcılarının sorumluları…” ibaresi iptale konu olmuştur.
Anayasa Mahkemesi söz konusu kurallara ilişkin yaptığı incelemede; İnternet Kanunu’nun 9. maddesine dayanan müdahaleler kapsamındaki bireysel başvurular ile önüne getirilen olaylara ilişkin olarak geliştirmiş olduğu içtihadına göndermede bulunmuştur. AYM, söz konusu içtihadına temel oluşturan bireysel başvuru kararları kapsamında ifade özgürlüğü ile zarar görenin şeref ve itibar hakkı arasındaki denge bakımından ilk derece mahkemelerine uygulamalarında yol gösterme amacıyla yapmış olduğu tespitlere işaret etmiştir.
Bu bağlamda, Anayasa Mahkemesi, inceleme konusu 9. maddenin uygulanması açısından da sulh ceza hâkimliklerinin çelişmeli bir yargılama yerine getirmeden, gecikilmeksizin ve hızlıca bertaraf edilme ihtiyacını ortaya koyamadan sonuca vardıkları ve çatışan haklar arasında adil bir denge gözetiminin sağlanmasına ilişkin bir yaklaşımın bulunmadığına ilişkin tespitlerini yinelemiştir.
Bu çerçevede Mahkeme, 9. maddenin kapsamı ve sınırlarının belirli olmamasının yargı makamlarına geniş bir takdir alanı yarattığı ve dava konusu kuralların kişilik haklarına yapılan saldırılara karşı internet içeriğinin sınırlanmasına yönelik kademeli bir müdahale yöntemi sunmadığı sonucuna varmıştır.
Sonuç
Özet olarak, AYM, Başkan’a kesinleşmiş mahkeme kararı olmaksızın belirli suçlarla ilgili olarak erişimin engellenmesi ve içeriğin çıkarılması yetkisi veren m. 8’in masumiyet karinesini ihlal ettiği; kişilik haklarının ihlaline dayalı olarak erişimin engellenmesi ve içeriğin çıkarılmasını düzenleyen m. 9’un ise belirlilikten yoksun olduğu, keyfi kararlara ve ifade ve basın özgürlüğü üzerinde orantısız kısıtlamalara yol açtığı sonucuna vararak İnternet Kanunu m. 8’in bazı kısımlarını ve m. 9’u tamamen iptal etmiştir.
Saygılarımızla,
Yörükoğlu & Partners
Avukatlık | Hukuki Danışmanlık
