
23 EKİM 2024
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 36 ıncı maddesinde tehir-i icra ya da diğer adıyla icranın geri bırakılması konusu düzenlenmiştir. İlk derece mahkemelerinde gerçekleşen yargılama neticesinde yazılan gerekçeli kararın taraflara tebliğini takiben, söz konusu madde hükmünde yer aldığı üzere ilam ve ilam niteliğindeki belgeye dayanılarak, alacaklı tarafından takibe konu edilen miktarı talep etmek adına ilamlı icra takibi başlatılmaktadır.
İlam, bir yargılama neticesinde mahkemenin kararının yazıldığı ve taraflara verilen, imzalı, mühürlü resmi belgedir. Ancak, mahkeme tarafından verilmemiş olmasına rağmen, icra hukukunda ilam gibi sonuç doğuran belgeler de vardır. Bunlara da ilam niteliğinde belge adı verilemektedir.
İcranın geri bırakılması yalnızca ilamlı icra takiplerinde söz konusu olur ve ilamsız takiplerde uygulanması söz konusu değildir.
İcra emrinin tebliğ alınmasından sonra ilk derece mahkemesinden üst mahkemeye başvurulduğu ve harçların yatırıldığına dair derkenar alınarak icra dosyasına sunulur. İlk derece mahkemesinden derkenar alınabilmesi için üst mahkemeye başvurulduğunu içeren dilekçenin mutlaka tehir-i icra talebini içermesi gerekmektedir. Bu süreçte, maktu miktarda olan tehir-i icra karar harcının da ilk derece mahkemesine yatırılması gerekir, aksi halde, verilen tehir-i icra kararında bu hususa ayrıca yer verilecek ya da harcın yatırılmaması halinde tehir-i icra talebi reddedilebilecektir.
Süreç yürütülürken, icra dosyasında dosya borcunun toplam bedelinin üzerine üç aylık faizi de eklenerek hesaplanan dosya hesabı yaptırılmalıdır. Üç aylık faiz eklenerek hesaplanan dosya hesabı, borçlu tarafından yatırılacak olan teminat bedeline karşılık gelmektedir. Dosya hesabı oluşturulurken, faizin üç aylık olarak belirlenmesinin nedeni, dava dosyasının üst mahkeme incelemesinin bu süreçte sonuçlanacağına ilişkin beklentidir. İcra müdürlüğü tarafından hesaplanan dosya hesabı doğrultusunda, borçlu tarafından icra dosyasına depo edilecek olan teminatın türü nakit teminat ya da teminat mektubu olarak belirlenmelidir.
Teminat türünün nakit olarak belirlenmesi durumunda, söz konusu miktarın icra dairesince düzenlenen icra emrinde belirtilen IBAN numarasına yatırılması gerekmektedir. Teminat türünün teminat mektubu olarak belirlenmesi halinde, ilgili icra dairesine hitaben, tarafların isimlerinin yer aldığı, mahkeme bilgilerinin belirtildiği ve dosya hesabında belirlenen dosya borcunu kapsayacak biçimde düzenlenmesi gerekmektedir. Ayrıca teminat mektubunda banka tarafından kullanılacak ifadeler de ayrıca önem arzetmektedir.
Tehir-i icra kararı alınabilmesi için, borçlu tarafından mehil vesikası alınması gerekmektedir. Mehil vesikası, icranın geri bırakılması kararını getirmek üzere alınan süreyi gösteren belgedir. Eğer teminata ilişkin talep uygun görülürse, icra dairesi, borçluya mehil vesikası verecektir.
Uygulamada söz konusu mehil vesikası 60 ya da 90 günlük olarak düzenlenmektedir. Mehil vesikasının başlangıç tarihi dava dosyasının temyiz ya da istinaf mahkemesine gittiği gündür.
İcra müdürlüğü tarafından tanınan süre içerisinden borçlu tarafından tehir-i icra kararının icra müdürlüğüne sunulması gerekmektedir. Aksi halde, takibin durması söz konusu olmaz.
Teminat türü olarak teminat mektubu belirlenmişse, söz konusu teminat mektubu icra müdürlüğü tarafından icra hukuk mahkemesine iletilmekte ve icra hukuk mahkemesince teminat mektubunun uygun olup olmadığı tespit edilmektedir. İcra hukuk mahkemesi teminat mektubunu hem içerik hem de şeklen denetlenmektedir. Teminat mektubunun icra dairesine iade edilmesi sonrasında mehil vesikası yazılmaktadır.
30 Kasım 2021 Tarihinde İcra ve İflas Kanunu’da İcranın Geri Bırakılması Prosedürüne İlişkin Yapılan Değişiklikler
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 36. maddesinin birinci fıkrasında, “İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay’dan karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.” hükmü yer almakta ise de 30 Kasım 2021 tarih ve 31675 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile birlikte İcra ve İflas Kanunu’nda yer alan bazı maddelerde değişikliğe gidilmiştir.
7343 sayılı Kanun doğrultusunda İİK madde 36’nın ilk fıkrası şu şekilde değiştirilmiştir;
“İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.”
Söz konusu değişiklik doğrultusunda, icranın geri bırakılması kararı BAM ya da Yargıtay tarafından değil, takibin başlatıldığı yerde bulunan İcra Mahkemesi tarafından verilmektedir.
Borçlu tarafından takibin yapıldığı yerde yer alan icra hukuk mahkemesinde değişik iş dosyası olmak üzere dava açılmalıdır.
Tüm bu süreçlerin tamamlanması sonrasında, icra hukuk mahkemesi tarafından verilen tehir-i icra kararı İİK’nın 36. maddesinin 3. fıkrasının “Ücreti ilgililer tarafından verilirse icra mahkemesince icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir.” hükmü doğrultusunda direkt olarak hem icra dosyasına hem de dava dosyasına bildirilmektedir. Tehir-i icra kararına ulaşan icra müdürlüğü tarafından dava dosyasının üst mahkeme incelemesi sonuçlanana kadar takip durdurmakta ve icra dosyasına depo edilen teminata alacaklı tarafından tahsilat yapılması imkânı engellenmektedir.
Saygılarımızla,
Yörükoğlu & Partners Avukatlık | Hukuki Danışmanlık
